GARİPLERİN KİTABI

GARİPLERİN  KİTABI

Ian Dallas

 

     Kitaplar bölümünde çalıştığım zaman, keyif olsun diye okuduğum bazı metinlerden öğrendiğime göre, beton kütlelerden oluşan yapılar acun içinde bulunan bazı enerji kaynaklarıyla_hatırladığıma göre buna “prana” diyorlar_ temasa geçilmesini önlemekte ve bu durum zihni çöküntü, hatta zindan duygusu yaratmaktaydı. Bu tuhaf bilgiyi etraflıca araştırmak imkanına sahip olamadım ve elektronik bölümündeki arkadaşların da böyle bir şeyden haberleri yoktu. Ama ben yine de yirminci katta bulunan dairemde oturmuş olmakla hayat verici bazı ışınlardan yoksun kaldığımı düşünerek, vakit buldukça terasa çıkıyor, yazın orada uyuma fırsatını kullanmaya çabalıyordum. Dükay’ın kaldığı yer ise kutu gibi, tek katlı, bahçeli bir evdi. Pencereleri çok sayıda ve çelik muhafazalı, çevresi mimozalar ve muz ağaçlarıyla kaplıydı. Havalandırma tertibatı yoktu ama evin havasını taze kılacak ve evi mimoza tozlarının kokusuyla dolduracak rüzgar estiği sürece buna gerek de yoktu.

 

    Özlem, ama neyi özlediğimi bilmiyordum. Canımın çektiği şey ne bir kimse ne de nesneydi. Tanımlayabileceğim hiçbir biçimi, adını koyabileceğim hiçbir sıfatı yoktu, ama o olmadıkça ben noksan kalıyordum. Bu bilmediğim şey içimi altüst ediyor, beni tedirgin kılıyor, hayatım olarak bildiğim herneyse ondan beni uyandırıyordu, çünkü özlediğim şey içerisinde öyle keskin ve tatlı öğeler barındırıyordu ki, bugüne kadar tatmış olduğum bütün meyvelerden farklı idi.

 

     Zihnin değeri, derinliğiyle anlaşılır.

 

     Usta gezgin tekerlek izi komaz geçtiği yerde.

 

     “Deveyi merkep pazarında bulamazsın.”

 

     Alnım çimenlere dokunduğu zaman, hiçbirşey bilmediğimi öğrenmiştim.

 

     Biliyordum ki, birini bulmak ötekini bulmak anlamına gelir.

 

     İbadetler bana alışılmış gelmeye başladıkça, daha çok bilgiye susadım; gördüm ki namazın kılınışı bir gönül yakınlığıdır. Bu bir sevgi olacak kadar büyüyebilir, zamanla aşk haline gelebilir.

 

     Cami’ül- Beyan’da şu hadis yer alır: “Doğrusu, ümmetim arasında öyle insanlar vardır ki, Allah’ın rahmetinin genişliğinden açıkça neşe duyar ve O’nun gazabı korkusuyla gizlice ağlar. Yeryüzünde yaşarlar ama kalpleri cennettedir. Kendileri dünyadadır ama kafaları öte dünyaya takılmştır. Sükunet içinde yaşar, Allah’ın kayrası yoluyla O’na yaklaşırlar.”

 

     Yalnız olabilmek için çok çalışman gerekecek, sonradan elde edilir o. Yalnız kalmayı başarabildiğin zaman anlayacaksın ki, sen artık kendinsin. Bunu  sağlaman için savaşman gerekmez. Yalnız kalmayı başarmak demek, bilgelik uyarınca söylersek, önce başkalarıyla birlikte olmayı öğrenmek demektir.

 

     Ama gerçek keramet saklıdır, görünmez, zaman ve mekanla kayıtlı değildir.

 

     “Kimdi bizim Peygamberimiz? Bu nasıl adamdır ki, yeni doğmuş köpek yavruları ezilmesin diye orduyu durdurmuş ve onlara bir zarar gelmesin diye başlarına nöbetçi dikmiştir? Bu komutan kimdir ki, askerlerinin başına getirdiği kimselere atla ilerlerken karınca yuvalarını bozmayın diye talimat vermiştir?”

 

     Dünya, hiç yurdu olmayanların yurdu, hiç mülkü olmayanların mülküdür.

 

     İbn Abdullah el-Ensari şu hadisi bildiriyor: “Size şu beş şeyi diğer şu beş şey uğruna terk etmeyi öğütleyen bilgeden başka hiç kimsenin yanında bulunmayın:

 

     kuşkuyu inanç uğruna

     ikiyüzlülüğü dürüstlük uğruna

     dünyayı ahiret uğruna

     gururu alçakgönüllülük uğruna

     düşmanlığı sevgi uğruna..”

 

     Bu Muhammed’dir, Ahmed’dir, övülmeye değer olandır. Mustafa’dır, seçilmiş olandır, Efendimiz ve Peygamberimizdir, mükemmel insandır. Efendimiz _Ali- Selam Ona olsun_ şöyle buyurmuşlardır:

 

     Allah’ı hatırlamak sermayedir.

     Akıl ve sağduyu varlığımın kökleridir.

     Aşk varlığımın temelidir.

     Şevk hayatımın aracıdır.

     Allah düşüncesine dalmak yoldaşımdır.

     İnanç gücümün kaynağıdır.

     Hüzün arkadaşımdır.

     Bilgi silahımdır.

     Sabır elbisem ve erdemimdir.

     İlahi İrade’ye boyun eğmek vakarımdır.

     Hakikat kurtuluşumdur.

     İbadet alışkanlığımdır.

     Ve namaz… Gözümün serinliğinde, zihnimin sükunetinde yer alır.”


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.